>MERHABA CAN DOSTLAR.
İnsanın doğumu ile başlayıp, ölümü ile son bulan dünya hayatında, biri Allah’a, diğeri de mahlukata ait olmak üzere iki sorumluluğu vardır. Kişinin yaradanı ile olan rabıtası O’nun varlığını bilmek, birliğine itikat etmek ve yüceliğini’ tefekkürden sonra dili ile O’nu zikrederek , ibadetleri yerine getirmektir. İnsanın diğer yaratıklarla olan sorumluluğu ise, mahlukata şefkat ve merhamet etmesi, haksizlık yapmaması, herkesin hukukuna riayet etmesi ve her birinin hakkını yerli yerince vermesidir.
CANLAR
Mahlukat içinde insan için hakka layık olan anne ve babalardır. Dünyaya gelmemize vesile olan anne-babalarımız, bizler için hayat ve huzur kaynağıdır. Her birimiz güçsüz ve aciz bir konumda iken, Rabbimizin lütfuyla, anne-babamızın, sevgi, şefkat, merhamet dolu kucağında hayata başlarız. Evlatlarına anlatılamayacak bir zevkle kol kanat gererler. Öyle ki onlar, yemez yedirirler; giymez giydirirler; ağlatmaz, ağlarlar. Doğruyu, yanlışı, şefkati, merhameti, sevgiyi, fedakarlığı ve daha nice insanî erdemleri öncelikle onlardan öğreniriz. Bu itibarla anne-babalarımız, ilk rehberlerimizdir.Onun içindirki İsra suresinde “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti.”
Bizi hiç yoktan yaratıp sayısız nimetlere garkeden Rabbımıza ibadet nasıl bir görev ise, bizim sebebi vücudumuz olan ana ve babamıza hürmet, saygı ve ihsanda bulunmak da Allah’ın üzerimize yüklediği bir borçtur. Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim onlara nasıl davranmamız gerektiğini şöyle öğütler:
“Onlardan biri veya her ikisi senin yarımda yaşlanırsa, kendilerine “of!” bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle” “Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve : Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et! diyerek dua et.”İsra suresi 23
“Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm.”Lokman 15
Anne ve babaya gösterilecek saygı ve sevginin, yapılacak izzet ve ikramın, onların bize yaptıklarına karşı bir teşekkür mahiyeti taşıdığını da Kur’an-ı Kerim şöyle belirtir: “Biz insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun için) önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş ancak banadır.”
İki cihan serveri Efendimiz (s.a.v.) de anne ve babalarımızla alakalı şu tavsiyelerde bulunur.” Cennet, anaların ayakları altındadır.””Anasını ve babasını üzen, onlara isyan etmiş gibi büyük günah kazanır.” “Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası,Misafirin duası Anne- babanın evladına duası.”ibni maca dua 11
CANANLAR
. Şüphesiz her mümin, Allah’ın rızasını kazanmayı, onun ahirette sunacağı nimetlere nail olmayı hedefler. Bu hedefe ulaşılmasında, salih amellerin ayrı bir yeri vardır. Unutmayalım ki, anne-babanın hayır dua ve rızası, bu güzelliklere ulaşmanın yollarından biridir. Sevgili Peygamberimiz, “Allah’ın rızası, anne-babanın rızasında, Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.”[Tirmizi kitabı birr 3] buyurmak suretiyle bu hususu dile getirmiştir. Ayrıca anne-babaya isyan, büyük günahlar arasında sayılmıştır. Peygamberimiz, “Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi? Allah’a şirk koşmak ve ana-babaya âsi olmaktır.” [Buhari şehadet 10]buyurmuştur. Bizler anne-babamızın rızasını kazanarak onların hayır duasını almanın gayreti içinde olalım
SÖZÜMÜ birhadisle bitiriyorum.
Cennetin kokusu beşyüz senelik mesafeden hissedilir. (Fakat buna rağmen) anne-babaya karşı gelen evlât ile sıla yı rahmi kesen kimse, onun kokusunu alamaz. Taberânî
BU BİR SIRDIR.

Reklamlar