MERHABA DOSTLAR.
Bu mübarek aylarda oruçlarımızı tuttuk ,infaklarımızı ve aşuremizi dağıttık, ALLAH KABUL ETSİN. Bunlar kul haklarından bir tanesi idi.
DOSTLARIM İslâm dininde çok özel bir yeri olan HAK kavramı geniş anlamı ile “Bir sözü, bir işi, yerinde zamanında ve gerektiği kadar söylemek veya yapmaktır.” diye ifade edilmiştir. Kul hakkı, insanın sahip olduğu hakları demektir. Bu haklar, Allah’ın hakları ve yaratılmışların hakları diye iki kısımda özetlenebilir.
Allah’ın üzerimizdeki hakları, O’nun varlığına ve birliğine inanmak, hiçbir şeyi ortak koşmadan O’na ibâdet edip emirlerini tutmak ve yasaklarından sakınmaktır. Yaratılmışların başında, insanlar gelmektedir. Bunlardan, öncelikle ana baba, aile fertleri, akraba ve komşularımız olmak üzere, milletimizin ve bütün insanların haklarını gözetmemiz, îcap eden görevleri yapmamız gerekir.
Kur’ân-ı Kerim kul hakkı üzerinde önemle durmaktadır. Allah’ın emir ve yasaklarının hemen hemen bir çok ayet kul hakkı ile ilgilidir. Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor.
“Ey insanlar, doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah katında en değerli olanınız, O’ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır.” HUCURAT 13
İnsanların doğuştan eşit olduklarını ifade eden bu âyet, Ashabtan Sabit İbn-i Kays hakkında nazil olmuştur. Sâbit, bir kere Peygamberimizin meclisine gelmişti. Orada yanında oturmak istediği kişi Sâbit’e yer açıp göstermedi. Buna içerleyen Sâbit, “Ey filân kadının oğlu” diye hakaret etti. Bunun üzerine Peygamberimiz:
– Ey Sâbit, mecliste olanların yüzlerine bak, buyurdu. O da orada oturanlara birer birer baktı. Peygamberimizi:
– Ne gördün? diye sordu. Sabit:
– Ak, kara, kırmızı çehreler gördüm, deyince, Peygamberimiz:
– Ey Sâbit, sen bunları, bu siyahtır Araptır, bu beyazdır Acemdir, diye birbirine üstün kılamazsın. İnsanlar dine bağlılıkları ve takvaları (Allah’tan korkmaları) ile faziletlidirler diyebilirsin, buyurdu ve bu âyet nazil oldu.UMDETUL KARİ CİLT 16 Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
“Allah Teâlâ sizin sûretlerinize ve mallarınıza bakmaz. Sizin kalplerinize ve işlerinize bakar”İBNİ MACE
Bir başka hadisi şerif de şöyledir:
“İnsanlar tarağın dişleri gibi eşittir. Hiç kimsenin başkası üzerinde takvası -Allah korkusu hariç- bir üstünlüğü yoktur.”KEŞFUL HAFA islâm dinine göre, başkasının hak ve hürriyetlerine zarar vermemek kaydıyla, her insanın bu dünyada yaşama, çeşitli nimetlerden yararlanma, mal-mülk edinme, neslini devâm ettirme, seyahat etme, öğrenme, düşünme ve düşündüklerini ifade etme, ticaret yapma, çalışma ve kazandığını koruma, inanma ve inancının gereğini yerine getirme gibi, Allah vergisi olan hak ve hürriyetleri vardır. Irkı, rengi, dili, dini ve cinsiyeti ne olursa olsun, bütün insanlar, kanun önünde eşittirler. Yerde ve gökte bulunan canlı ve cansız varlıklar, insanların faydalanması için yaratılmışlardır.
Bir insanın hakkını yemek, onun sosyal hayattaki itibârını düşürücü, onurunu kırıcı sözler sarf etmek veya aynı anlama gelen davranışlarda bulunmak haramdır.Bu nedenle müslüman Hz. Rasûlullah (s.a.s)’in yaptığı ve tavsiye ettiği gibi “diğer müslümanlara eliyle ve diliyle zarar vermeyen” (Buhari, İman, 4,5), yani hiç kimseye hiç bir şekilde haksızlık etmeyen kişidir.
Hz. Rasûlullah (s.av.) şöyle buyuruyor:”Üzerinde kul hakkı olan, ölmeden önce ödeyip helâllaşsın! Çünkü âhırette altının, malın değeri olmaz. O gün, hak ödeninceye kadar, kendi sevâblarından alınır, sevâbları olmazsa, hak sâhibinin günâhları buna yüklenir.” [Buhârî]
“Kul hakkı, mü’minin ayıbı, kusûrudur.” [Ebû Nuaym].DOSTLARIM Demekki:1- Kul hakları, ibadet ve taatin ve her çeşit iyiliğin sevabını ortadan kaldırabilir.
2- Kişinin ibadet ve taatleri, üzerinde bulunan kul haklarını affettirmez.
3- Kul hakları, maddî ya da manevî olabilir.Dedikodu .gıybet ve iftira gibi
4- Bir kişi, bir çok ibadet ve hayır işlemesine rağmen, üzerinde bulunan kul hakları sebebiyle, bu amellerin sevabı hak sahiplerine verilince, kıyamet gününde eli boş kalıp cehenneme girmeyi hak edebilir.5-Kişinin kişisel malına, canına ve namusuna verilen zarar da kul hakkı kapsamındadır. 6-Kişilerin ölüm ötesi ahiret yaşamı için yapacakları hazırlık kapsamında ibadetlerine engel olmak, Allah’a kulluk adına Allah için yapacakları hayırlara engel olmak da manevi açıdan kul hakkı kapsamına girer. 7-Kadının kocası, kocanın kadının üzerindeki hakkı da Kur’ân’da zikredilmiş haklardandır8-Çalışan ve çalıştıran olarak da haklarımızı unutmayalım.CAN DOSTLAR.Peygamberimizin şu uyarısı ne kadar düşündürücüdür:
“Kıyamet gününde mutlaka haklar sahiplerine verilecektir. Hatta boynuzlu koyundan boynuzsuz koyunun öcü bile alınacaktır.”MÜSLİM Peygamberimizin verdiği örnekten anlıyoruz ki, bu konuda hiç kimseye haksızlık yapılmayacak ve hiç kimsenin hakkı örtbas edilmeyecektir.Bakınız Peygamberimiz ne buyuruyor:
“Kim, haksız olarak başkasına ait yerden bir şey alırsa, kıyamet gününde hakkı olmadığı halde aldığı yer ile yedi kat yere batırılır.”BUHARİ
DOSTLAR Dinimizin insan haklarına verdiği önem. Buna kulak vermeli, dinimizin emir ve tavsiyelerine uyarak üzerimize kul hakkı almamalıyız.
Allah Teâlâ’dan, bizi razı olacağı davranışlara muvaffak kılmasını diliyorum.
BU BİR SIRDIR.

Reklamlar