>

Merhaba can dostlar;
Allah insanoğlunu yeryüzünde akıl, şuur, idrak ve tefekkür vererek diğer canlılardan üstün kılmıştır. Emaneti diğer varlıklara vermiş, insanoğlu bu vazifeyi kabul etmiştir. Allah bu gerçeği şöyle anlatır. “Biz emaneti [dinin emir ve yasaklarını], göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar bunu yüklenmekten çekindiler, (sorumluluğundan) korktular. Onu insan yüklendi. Doğrusu o çok zalim, çok cahildir.( 1) Allah size, mutlaka emanetleri [işleri] ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder. ( 2)
Can dostlarım emanet kelime olarak,iman kelimesiyle aynı kökten gelir.,emanet ile iman arasında sıkı bir ilişki var. Bu sebeple imanlı kimse güvenilir kimsedir. Emanet kelimesi ayet ve hadislerde birbirinden farklı anlamlarda kullanılmıştır. İnsanın, gerek Allah’a, gerek ailesine ve gerekse içinde bulunduğu topluma ve hatta insanlığa karşı görev ve sorumluluklarından tutunuz da, korunmak üzere geçici bir süre için yanında bırakılan eşyaya varıncaya kadar hepsine emanet denir. İnsan olarak, Allah’ın en seçkin yaratığı olarak pek çok emanetler taşımaktayız.
Evet, değerli can dostlar İnsanın sorumluluk alanına giren her şey emanettir. Din, evlat, mal, işimiz hep emanettir. Bunlar ehil ellerde olursa toplum düzelir. İnsan rabbine, kendine ve diğer varlıklar olmak üzere üç çeşit emanet ve güvenirlik alanı vardır.
Kur’an-ı Kerimde ve Hadis-i Şeriflerde, işlerin ehli olana yani layık olduğu kimselere verilmesi emrediliyor. Görev yerlerinin emanet olduğu, bu emanetlere riayet edilmesi, uyulması emredilmektedir. Müminler övülürken; “Emanetlerine [dinin emir ve yasaklarına] riayet ederler ve verdikleri sözleri yerine getirirler.” buyruluyor. ( 3) Hadis-i şeriflerde
”İş ehli olmayana [layık olmayana] tevdi edildiği [verildiği] zaman, kıyameti bekle.” ( 4)

”Emanet zayi edildiğinde kıyametin kopmasını bekleyin. ‘Ya Resulallah, emanetin zayi edilmesi nasıl olur?’ denince, Görev ehlinden başkasına verildiği zaman kıyameti bekleyin.” buyurdu. (5)

”Allah yolunda savaş, bütün günahların affına sebeptir. Fakat emanete hıyanetin affına sebep olmaz. Allah yolunda öldürülen kimse, kıyamette, emaneti ödemeyince Cehenneme atılır.” [6]
“Emanete riayet etmeyenin imanı yoktur. Onun namazı da, zekâtı da kabul olmaz.” [7]
“İki kişi, Allah Resulü’ne gelip kendilerini emir tayin etmelerini rica ettiler. Allah’ın Elçisi: ‘Biz, işimizi isteyene ve makam düşkününe vermeyiz.’ (8) buyurdu.
Hz. Peygamber, kendisinden valilik isteyen Ebu Zerr Gıfarî’ye de şöyle demiştir: “Ebu Zerr, sen zayıfsın, o makam bir emanettir. Sonu da kıyamet gününde bir perişanlık ve pişmanlıktır. Yalnız hak ederek alan ve üzerine düşeni de yerine getiren müstesnadır.” (9)
Emanetin ehlinin kim olduğunu anlamak için öncelikle iki ölçü dikkati çekiyor: Birincisi liyakat sahibi olmak, ikincisi ise adaletle hükmetmek. Emanetin ehline verilmemesinin sonuçları ise huzursuz ve gergin bir toplum, ekonomik ve sosyal krizler. Etkin olmayan, kitleleri heyecanlandırmayan dernekler, zarar eden ve kapanan işyerleri… Hepsinin sonucunda gelişmemiş bir toplum, mutsuz ve yoksul insanlar.
Dostlar neticeyi peygamberimiz şöyle anlatır;
”Emanete riayet edilmezse, zekat zorla verilirse, ilim, dine hizmet için değil de, para ve makam için öğrenilirse, kişi, hanımının meşru olmayan arzusunu yapmaya çalışırsa, ana babasına isyan ederse, fasık ve ehil olmayanlar işbaşına getirilirse, kötülüğünden korkup zalime hürmet edilirse, gayrı meşru ilişkiler, çalgılı içkili yerler çoğalırsa, yeni nesil, önceki âlimleri kötülerse, o zaman çeşitli belaya maruz kalırlar.” [10]
Can dostlar sözümü bir hadisle bitirmek istiyorum.
“Kim bir topluluk içinde işe daha uygun bir kimse bulunduğu halde, ehliyetsiz bir kimseye görev verirse hem Allah ve Resulüne hem de bütün müminlere hıyanet etmiş olur.” (11)
BU BİR SIRDIR DOSTLAR.
Kaynakça:
1-AHZAB 52
2-NİSA 52
3-MÜMİNUN 8
4-BUHARİ
5-BUHARİ
6-BEYHAKİ
7-BEZZAR
8-BUHARİ
9-MÜSLİM
10-BEZZAR
11-FEYZUL KADİR

Reklamlar